Her yıl yayınlanacak olan Avrupa İslamofobi Raporu’nun amacı Avrupa’daki İslamofobyanın yayılma trendini ülke bazında analiz etmek ve belgelemektir. Her yıl Mart ayının 15’inde 21 Marttaki “Uluslararası Irkçı Ayrımcılığı Ortadan Kaldırma Günü” öncesinde rapor yayınlanarak önde gelen karar vericiler, politikacılar, sivil toplum kuruluşları ve ırkçılık-karşıtı organizasyonlara gönderilecektir. Rapor yayınlandıktan sonra o senenin olaylarını değerlendirmek ve raporun tanıtımını yapmak üzere bir panel düzenlenecektir. Bu panel her sene farklı bir Avrupa başkentinde yapılacaktır.

Her ülkeyle ilgili raporlar o ülkede ırkçılığı belgelemeye kendini adamış İslamofobya çalışmalarındaki önde gelen uzmanlar veya sivil toplum kuruluşu aktivistleri tarafından yazılacaktır. Bu raporlar kolayca ulaşılabilmesi için internette yayınlanarak kamuoyunun dikkatine sunulacaktır.


İslamofobi’nin Tanımı:

Her ne kadar tartışmalı bir kavram olsa da İslamofobi kamusal alanda kullanıldığı kadar, akademide de iyi bilinen bir terim haline gelmiştir. Bundan dolayı biz de bu çalışmamızda İslamofobi terimini kullanıyoruz ve bu terimle daha çok Müslüman karşıtı ırkçılığı kastediyoruz. Antisemitizm çalışmalarının da gösterdiği gibi, kelimelerin etimolojik kökeni her zaman o kelimenin tam kapsamlı manasına ya da nasıl kullanıldığına işaret etmemektedir. Bu durum İslamofobi çalışmaları için de geçerlidir. İslamofobi, (gerçek ya da uydurulmuş) bir günah keçisi ilan ederek iktidar alanı inşa etmek, genişletmek ve bu durumu istikrarlı hale getirmek isteyen dominant gruplar tarafından kullanılmaktadır. Bu dominant gruplar ilan ettikler bu günah keçisini yine kendilerinin inşa ettiği “biz” tanımının dışında bırakmakta ve kendilerinin yararlandığı kaynaklardan ve haklardan mahrum bırakmaktadır. İslamofobi sabit ve negatif değerler atfedilmiş ve tüm Müslümanlar için genellenmiş bir “Müslüman” kimliği inşa ederek Müslümanları ötekileştirmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus İslamofobinin bize Müslümanlar ve İslam’dan daha çok İslamofobik şahıslar hakkında bilgi verdiği gerçeğidir. En son olarak şunu belirtmek gerekir ki Müslümanların ya da İslam dininin makul bir şekilde eleştirilmesi ile Müslümanlara yönelik nefret söylemleri üreten İslamofobik tutumlar birbirinden net bir şekilde ayrılmalıdır.